Nedir?
Haziran 17, 2009 tarihinde Taci Yalçın yazdı
Oncelikle blogumun kotu tasarimi icin ozur diliyorum. Ilgilenen arkadas pek bir usengec olunca boyle kaldi. Ben de bu sekilde yazmak durumunda kaldim. Bi el atarim diyen olursa seve seve kabul ederim.
“Markalaştıramadıklarımızdan mısınız?” , adından da anlaşılacağı üzere daha çok markalaşma ile ilgili bir blogdur. Markalaşma üzerine eğilmez. Markalaşmanın altına eğilir; etek altına. Şair burada ne anlatmak istiyor der gibi baktığınızı düşünerek, daha detaylı açıklıyorum.
Markalaşma; üzerinde yüzlerce gurunun kafa yorduğu, kitaplar yazdığı, uzmanlık alanı olarak bellediği bir alandır. Markalaşmayı pazarlamadan ayrı düşünemeyeceğimizi de varsayarsak; bu kişilerin sayısı binleri, on binleri, yüz binleri (tutamıyorum) bulur. Eğer biraz bu konularla ilgiliyseniz, sizin de gözünüzden kaçmayan bir şey olduğunu bilirsiniz.
“Herkes aynı şeyleri söylüyor!”
Evet. Sayısı toplamda 40-50 kişiyi geçmeyecek bir gurular topluluğu (bu konularda adlarını en çok duyduğunuz kişiler) yazdıkları kitaplar aracılığıyla, katıldıkları programlar aracılığıyla, kısacası medya aracılığıyla fikirlerini tıpkı birer ders gibi sektöre pompalarlar. Sektörde bulunan az önce bahsettiğim sayısı binleri bulan gurucuklar ise kendi kitaplarını yazarlar bu fikirlere dayanarak. Kendi görüşlerini oluştururlar bu fikirleri temel alarak. Sonra bir alt kademede bulunan “gurucukcuklar” ise guru ve gurucukların fikirlerini harmanlayarak kendi fikirlerini oluştururlar. Bahsettiğim bu guru piramidi tepeden aşağı doğru durmadan uzar gider. Muhtemelen bu blogu açarak bu piramidin en alt kademesinde, hatta dibinde bulunuyorum. Fakat söylemek istediklerim, okuduğum onlarca markalaşma ve pazarlama kitaplarında yazanlardan büyük ölçüde farklı olacak. Son 2 yıldır düzenli olarak her gün takip ettiğim, sayısı şimdiden 30-40 dolaylarında seyreden sitelerin/blogların söylediklerinden de ibaret değil söylemek istediklerim.
Daha yolun başındayım. Ve kendi markalaşma ve pazarlama stratejilerimi oluşturmaya çalışıyorum. Birçok kişinin yaptığı gibi, başkalarının fikirlerini gökten zembille inmiş gibi kabul etmeyip; kendi fikirlerimi, kendi stratejilerimi oluşturmaya, bunları olabildiğince aktarmaya çalışıyorum.
Türk yazarların bu konulardaki kitaplarına bakın. Çoğunu, birkaç üst kaynak kabul edilebilecek yabancı kaynaklı kitabın harmanlanmış çevirisi olarak görebiliriz. Benim hedefim, Türkiye’den de markalaşma ve pazarlama adına özgün fikirlerin, benzersiz stratejilerin çıkmasını sağlamak. Bu kişi ben olurum, başkası olur önemli değil. Önemli olan kafaların değişmesi, ve çaplarımızın farkında olmamız. Bunları yaparken de çaplarımızı bilmemiz pek tabii ki.
İşte bu yüzden, herkesin yaptığı gibi markalaşmanın, online pazarlamanın ve genel olarak web projelerinin üzerine değil de, etek altlarına eğilmek istiyorum izninizle. Blogumu -ya da en azından merak edip bu sayfayı- okumaya zaman ayırdığınız için teşekkür ederim.
Taci YALÇIN.

